13 Temmuz 2017

Tadımlık Aşk- İlknur Birdal- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:

“Bir dünya inatlaşma ve çekişme, bir o kadar büyük bir aşk ancak bu kadar güzel ve eğlenceli bir şekilde yansıtılabilir.” -Zeynep Saraç, Bir Parça Masal, Ceylan ve Nar Çiçeği kitaplarının yazarı-

“Tadımlık Aşk, damağınızda tadına asla doyulmaz bir lezzet bırakacak…” -Aslıhan Akagöz, Çirkin Güzel, Senden Bebek istiyorum kitaplarının yazarı-

"Romantik bakışmalar, heyecanlı buluşmalar, kalpte kelebekler, midede oluşan kördüğümler… Sonrası evlilik, balayı ve cicim ayları…”

Dinçer ve Burçak Soysal çifti hızlı bir flörtün ardından, soluğu nikâh masasında almışlardı. Aşkın o tatlı heyecanı yerini dinginliğe bıraktığında, birbirlerine zıt olan karakterleri ortaya çıktı. Ve her şey sorun olmaya başladı.

“Bir kadın mutfağa girmekten neden nefret eder? Bu kadar ayakkabıyla bir cinayet mi planlıyor? Ve nasıl bu kadar dağınık olmayı başarabiliyor?”

“Bir adam nasıl bu kadar düzen hastası olabilir? İşinden başka hiçbir şey düşünmez mi? O kravatları mezara mı götürecek?”

Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?

“Tek sorun kravatlar.”

“Bence ayakkabılar.”

“Hepsini çöpe atmak istiyorum.”

“Ayakkabıları mı?”

“Hayır, sevgilim, kravatlarını…”

Evlilik aşkı öldürüyor mu? Cevabı ararken biraz eğlenmeye ne dersiniz?


Kitap Yorumu:


Boğucu yaz sıcakları ile birlikte, bir okuyamama durumu söz konusu bende. Bu okuyamama durumunun üstesinden geldiğim kitap ile selamlamak isterim sizleri :) Aşırı sıcakların hüküm sürdüğü yaz günlerinde içinizi serinletecek, aynı zamanda romanın sıcaklığı içinizi ısıtacak :) Öncelikle size biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum, sonrada yorumumu paylaşacağım.

Dinçer Soysal; 33 yaşında, esmer, fit, uzun boylu, siyah saçlı, sportif bir kişilik. Kendisi yapımcı ve D&S Prodüksiyon'un sahibi.

Burçak Soysal; 26 yaşında, sarışın, mavi gözlü, tatlış ana karakterimiz. Efendim Burçak kızımız esasen bir tasarımcı. Fakat hayat koşulları nedeniyle kendini Dinçer'in asistanı olarak buluyor. Bununla da kalmıyor tabii Burçak'ın Dinçer'in hayatındaki yeri.

İnci ve Erdem'i de atlamamak gerekir. İnci, Burçak'ın çatlak kız kardeşi, kendisi sarışın bir cadı. Erdem de, Dinçer'in kankası.

Burçak, Dinçer'in asistanı olarak işe başladığında, hayatının kökten değişeceğinden habersizdi. Hayat akıp giderken çiftimiz kendilerini evli buluyorlar. Gel zaman git zaman ikilimiz arasında kıskançlıklar, tartışmalar başlar. Burçak bir ayakkabı delisidir, Dinçer ise kravat manyağı! Bu bile kavga nedenidir ikili için! Peri masalları hep mutlu sonla mı biter? Okuyup cevabını siz bulun :)

"Okumak için beş neden" isimli yazımda da bahsettiğim üzere, daha önce 2 adet kitabı çıkan İlknur Birdal, kendini romantik komedi türünde de kanıtlamış. Yan karakterler ile hikayeye zenginlik katmış. Erdem ve İnci, okuması keyifli tiplemelerdi. Yine aynı şekilde, Dinçer'in babası ve Burçak'ın annesini okumak ve bu ikilinin sürekli zıtlaşmalarına tanık olmak tebessüm sebebiydi.

İkilimizin aşk ile çıktıkları yol, kavgalarla devam etti. Yazarımız bu noktada, evliliğin toz pembe olmadığını, kişisel sorumlulukları ve evlilik kurumu içinde eşlerin fedakarlıklarını irdelemiş. Burçak ve Dinçer'in gözünden geçmişe döndükçe, ilişkinin nereden nereye geldiğini okuduk. Bu noktada, Burçak ve Dinçer'in bireysel karakter gelişimine de tanık olduk.

Kapak tasarımı, iç tasarım son derece keyifli ve kitabı yansıtan türde olmuş. Tadımlık Aşk'ı çok büyük bir zevkle okudum. Yazarımıza tekrar teşekkür etmek isterim keyifli bir okuma süreci sunduğu için. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum ve yeni kitaplarını merakla bekliyorum :)

Okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum :)

...Aşk, bizim için ilmek ilmek örülen bir kazak gibiydi. Mutluluğa ulaşmak için her ilmeği tek tek özveriyle işliyorduk fakat mutluluğumuza göz koyan birisi bir ilmeği çekmeye başladığında tüm kazak yok oluyordu. Aşka ulaşmak bu kadar zor, kaybetmekse bu kadar kolaydı. Sanki biri, benim kazağımı sökmeye çalışıyordu... 


Kitabın Yazarı: İlknur Birdal
Yayınevi: Mortena Yayınları
Sayfa Sayısı: 448
Basım Yılı: 2017

Kitaba puanım 5/5


11 Temmuz 2017

Tadımlık Aşk- İlknur Birdal- Okumak İçin Beş Neden



Yeni tur kitabımız Tadımlık Aşk ile herkese merhaba :) Romantik komedi, tür olarak en sevdiğim türlerdendir. Tadımlık Aşk, türün çok güzel bir örneği. Kitabı okumak isteyenler için 5 neden sıralayacağım :)


1) Kaliteli bir romantik komedi olması: Türün takipçileri için yeni bir soluk. Yazarımız, daha önce basılan iki kitabından sonra, bu türde de kendini ispat etmiş :)

2) Seviyeli ve kaliteli bir üslup ile yazılmış olması: Bilindiği gibi artık cinsellik teması kitaplarda çok ön planda. Fakat kitapları okuyan yaşı küçük okurlar için bu hoş olmayan bir durum, kişisel fikrimce. Yazar bu noktada, her şeyden dozajında bahsetmiş. Cinsellikten bahsetmek yerine örneğin, aile olmanın zorluklarından bahsetmiş, evliliği sürdürmenin iki taraf için de gerektirdiklerinden bahsetmiş. Bir çok şeyi irdelemiş, bunu yaparken de roman karakterleri gözünden, zaman geçtikçe ikili ilişkilerdeki bencillik ve tahammül sınırlarının değişiminden söz etmiş. 

3) Karakterleri çok yönlü okuma: Yazarımız öncelikle Dinçer- Burçak çiftinin ilişkisinin güncel durumundan bahsetmiş ve daha sonra geçmişe dönerek tanışmalarından tutun, ilişkilerinin sorunlarına, aile bireylerine değinmiş. Karakterlerin ilişki içindeki değişimlerini ve kendi içlerindeki gelişimlerini takip edebiliyoruz böylece.

4) Tatil keyfinizi arttıracak kitap arayışındaysanız: Okulunuz tatile girdi veya sene boyunca çalıştınız ve dört gözle beklediğiniz yıllık izne çıktınız. Deniz-havuz kenarında okuyacağınız, sizi eğlendirecek, yüreğinizi ısıtacak, akıcılığı ile bir çırpıda bitecek kitap arayışındasınız. İşte o kitaplardan biri Tadımlık Aşk. Atın çantanıza :)

5) İlknur Birdal kalemi ile tanışma: Yazarımız İlknur Birdal'ın yayınlanmış üçüncü kitabı Tadımlık Aşk. Daha önceki kitapları Satılık ve Karanlığın Külleri kitaplarını okumamış olanlar için, yazarın kalemi ile tanışmak için Tadımlık Aşk, biçilmiş kaftan :) 


Son olarak; kitabı kazanma şansı elde etmek isterseniz, Geveze Kalemler Facebook ve Instagram hesaplarına bekliyoruz :) 

30 Haziran 2017

Elya Şeytanı- Hasibe- Karakter Tanıtımı


Merhaba :) Sıra geldi sizlere kitaptan bazı karakterleri tanıtmaya :) Aslında kitapta karakter çok, biz de temsilen 4 karakter için sizlere tanıtım hazırladık. Sizler de kitabı okuduktan sonra belki fikirlerinizi bizlerle paylaşırsınız. Unutmadan, kitabımızı kazanma şansı elde etmek için, Geveze Kalemler Facebook ve Instagram hesaplarımızı ziyaret etmeyi unutmayın :)





Asi Ulu: Ana karakterimiz Asi. 24 yaşında, delidolu bir kız. Edremit'in en zengin ailelerinden Ulu ailesinin kızı. Aslında edebiyat sevdalısı. Ama otoriter dedesi Musa Ulu'nun diretmesi ile kendini Ziraat Mühendisliği bölümünde bulmuş Asi. Adı gibi Asi bir kız. Asi'nin asiliği ne yazıkki despot dedesine sökmüyor. Kalabalık ailesi ile Ulu Konağı'nda yaşayıp giderken, sırılsıklam aşık oluyor Asi... 




Doktor Koray: Sakin, efendi, kendi halinde, prensiplerine bağlı bir Dahiliye doktoru. Astım hastası. Babası, Ulu Musa'nın yanında çalışmış, bu nedenle Musa'ya gönül borcu var. Asi'nin çekimine karşı koymak istese de, bu o kadar da kolay olmayacaktır...




Ege Ulu: Asi'nin kuzeni. Evin fettan gelini Neriman'ın oğlu. Özel üniversitede hukuk okuyor. Ukala, sorumsuz, son derece çapkın bir birey. Evin tek erkek torunu olduğu için son derece özgüvenli ve yüksek egolu biri.


Reyhan: Asi'nin ilkokuldan liseye birlikte okuduğu çok samimi arkadaşı. Asi, üniversite okumaya gidince aralarına mesafeler girse de, Asi'nin Edremit'e dönüşüyle yeniden kaldıkları yerden devam ediyorlar dostluklarına. Reyhan'ın kendi adıyla açtığı bir eczanesi var. Delidolu, sevimli, sevgi dolu bir karakter. 

29 Haziran 2017

Elya Şeytanı- Hasibe- Kitap Yorumu




Güzel bir yaz gününden merhaba :) Tam bu havalarda keyifle okuyacağınız bir kitap ile geldim bugün, karşınızdaaaa Elya Şeytanı :)




Kitap Tanıtımı:

Ben Asi… Kent Soylu lakaplı Ulu Musa’nın torunuyum. Edremit’te evrime ve medeniyete kafa tutmuş, Orta Çağ’dan kalma fikirlerin hüküm sürdüğü bir ailenin ferdiyim. Diktatör dedem, eksik zekâlı kuzenim, egomanyak yengem, yerine göre Alzheimer hastası veya seksi Madonna’ya dönüşebilme kabiliyetine sahip babaannemle beyaz konağımızda, sefil bir yaşam sürüyoruz. Eczacı kızılımla, azılı bir Esra Erol hayranı annesini de unutmamak lazım. Yoksa gönül koyarlar bana…

Bu birbirinden değişik aile efradıyla geçirdiğim her gün, belgesel konusu mahiyetinde. Güzide memleketimin tüm coğrafi bölgelerine yetecek ve artacak kadar arızalı insan tanıyorken, mevcut galerime çekicilikte sınır tanımayan, yakışıklı bir doktorun eklenmesiyle şimdi durumlar daha da komplike…


Kitap Yorumu:

Öncelikle belirtmem gerekir ki, kitaba biraz önyargı ile başladım. Konusunu ve yazarını önceden bilmediğim için bir önyargıydı bu ama kitabın ilk sayfalarını okumamla birlikte önyargım yok oldu. Kitap beni oldukça eğlendirdi. Sizlere önce biraz konudan bahsedip, sonra yorumuma geçmek istiyorum.

Asi Ulu, Edremit'in en zengin ailelerinden birinin kızı. Aslında edebiyata gönül vermiş bir kız, ama dedesi Musa yüzünden Ziraat Mühendisi olmak zorunda kalmış. Hikayemiz, Asi'nin mezun olup memleketine dönmesi ile başlıyor.

Çocukluk arkadaşı Reyhan'ın eczanesine yolu düşen Asi, o gün sırılsıklam aşık olacağını tahmin edemezdi. Ta ki Reyhan'ın eczanesinin kapısından giren gönüllerin prensi Doktor Koray'ı görene kadar. Koray'ı görünce Asi'nin dünyası tepetaklak olur. İnatçı ve otoriter dedesi Musa yüzünden başta kuzeni Ege ve kendisi olmak üzere pek çok insanın hayatı arap saçına döner.

Elya Şeytanı, akıcı dili ile hemen bitirebileceğiniz bir kitap. Elinize aldığınızda zaten bir sonraki bölümü merak edip okumaya devam edeceksiniz. Kitap öyle renkli karakterler barındırıyor ki; dediğim dedik bir dede, Alzheimer ama deli dolu bir babaanne, haset bir yenge, çapkınlar prensi bir kuzen, çocukluk arkadaşı güzeller güzeli Reyhan, dünyanın en yakışıklı doktoru Koray (Asi'nin dünyasının en yakışıklısı :D ) ve Asi'nin annesi,babası,amcası pek çok karakter  var kitapta. Bu karakterler arasında en sevdiğim Koray oldu. Dedeyi ise sevemedim. Ege ve Asi'nin başına çorap örmekten bıkmadı kendisi. 

Akıcı ve esprili dili ile romantik komedi severlerin beğenerek okuyacağı bir kitap olmuş Elya Şeytanı. Yazarın yolu açık olsun, yeni kitaplarını bekliyorum. Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum :)



Kitabın Yazarı: Hasibe
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 427
Basım Yılı: 2017

Kitaba puanım 5/5


24 Mayıs 2017

Pedina- Mehtap Soyuduru Çiçek- Yorum



Çok güzel bir kitabın yorumu ile geldim bugun :) Mehtap Soyuduru Çiçek'in 3. kitabı olan Pedina'yı bir çırpıda okudum. Yazarın methini daha önce çok duymuştum, bu nedenle kitaptan beklentim yüksekti ve beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. Biraz konusundan bahsetmem gerekirse: 

Zengin bir ailenin kızı olan Dudu, bir cinayete kurban gider. Cinayeti araştırıp, aydınlatma görevi ise Zehra' ya verilir. Bu görev, Zehra'nın ilk saha görevidir. Kendisi bu görev için oldukça heyecanlı ve bir o kadar da acemidir. Görevin bir de gizli yürütülmesi detayı vardır. Yani Zehra bu görevi tek başına yürütmek zorundadır. 

Dudu'nun katilini bulmak için canla başla çalışmaya başlar Zehra. Dudu'nun çevresini yakın markajı altına alan Zehra'nın yolu Güven ile de böylelikle kesişir. Güven, Zehra'nın şoförü ve aynı zamanda dert ortağıdır. Güven'in suçsuzluğu Zehra tarafından kanıtlanınca, Zehra soruşturmada Güven'in yardımlarını almaya başlar. Böylelikle ikili için kader ağlarını örmeye başlar...

Acemi polis memuru Zehra ile Ağrılı Güven'in hikayesini anlatan kitap, sadece bir türe eğilmemiş. İçinde aşk, gizem, kültür farklılıkları, aksiyon, dram hatta mizah yer alıyor. Bu nedenle okurken su gibi akıyor kitap. Ana karakterlere yeri geldi güldüm, yeri geldi kızdım. Özellikle Güven'in bazı yerlerdeki odunluklarını okurken kızdım. En hoşuma giden detaylardan biri, kahramanların delicesine çay sevgisiydi. Kitap boyunca o kadar çok çay içtiler ki, çay ile aram olmamasına rağmen canım çekti :)

Mehtap Soyuduru Çiçek ile tanışma kitabım oldu Pedina. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Çünkü kurgusunu ve kalem gücünü sevdim. Kitabın editini başarılı buldum. Kapak görseli de, çok yakışmış, kahramanlarımız için soba ve çaydanlık ikilisi çok isabetli olmuş. 

Polisiyeyi, farklı türlerle birleştirip okuruna sunan Mehtap Soyuduru Çiçek'in Pedinası benden tam puan aldı, çünkü hem güldürdü hem üzdü, merakta bıraktı beni. Kendisine yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum, okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim :)



Kitabın Yazarı: Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Basım Yılı: 2017

Kitaba Puanım 5/5


20 Mayıs 2017

Pedina- Mehtap Soyuduru Çiçek- Kitap Tanıtımı





Yepyeni bir kitap ile daha karşınızdayız. Bu sefer, geçtiğimiz günlerde üçüncü kitabı çıkan Mehtap Soyuduru Çiçek'in "Pedina" kitabını konuk ediyoruz. Sizler de eğer kitabı kazanma şansı elde etmek isterseniz, Geveze Kalemler'in Instagram ve Facebook hesaplarından çekilişe katılmayı unutmayın :)

Kitap Tanıtımı:

Bir cinayet…

Sabaha karşı bir gölün kenarında alnından vurularak öldürülmüş bir genç kızın ölümü ardındaki sır perdesi… Bu sır perdesini aralama görevini gizli bir soruşturma ile acemi bir polise veren, cinayeti örtbas etmek ister gibi görünen bir güruh…

Ve bu ölümün sınırlarına girmiş, başka bir gizemli ölüm… Cinayetleri takip eden rakipsiz bir duygu; aşk. Aşkın adı Güven.

İnanmak, sığınmak ve dokunmak isteyen bir kadın; Zehra.

Bir daha güvenmek denen o şeyden korkarken, karanlık bakışların ardından gizemiyle rağbet görmüş, bambaşka bir dünyanın dev adamına tutkun bir Erkek Fatma’nın hayatı, bu soruşturma ile allak bullak olacak.

Mizahın, gözyaşının, aksiyonun ve son ana kadar sizi diri tutacak merakın doludizgin yaşanacağı Pedina’yı bir solukta tüketmeye hazır mısınız?


Kitabın Yazarı: Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Basım Yılı: 2017


13 Mayıs 2017

Sözleşme- Aslı İpekli- Kitap Yorumu




Yeni bir kitap yorumu ile merhaba. Genç yazar Aslı İpekli'nin yeni kitabı Sözleşme'nin önce biraz konusunu anlatacağım, sonra yorumuma geçeceğim.

Ana karakterlerimiz, Levent Alsancak ve Öykü Karen. Levent, geçmişinde büyük acılar olan bir genç adam. Yaşadığı kötü olaylardan sonra ailesinden uzaklaşarak kendince inzivaya çekilmiş. Öykü ise, yetiştirme yurdunda büyümüş, iyi kalpli, çekingen bir kız. 

Ortak tanıdıkları Melda Hanım vesilesiyle bir iş görüşmesinde yolları kesişen çift, Levent'in aldığı bir kötü haber ile kendilerini bir oyunun içinde bulurlar. Aile şefkatine muhtaç Öykü ile yaralarını sarmaya çalışan Levent için, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 

Kitap kısa olsa da, pek çok duyguyu ele alıyor. Aile, aşk, dram temaları üzerinden ilerlese de, yan karakterler de kitaba renk katmış. Nisa-Cenk çiftini çok sevdim hele o afacan Anıl'a bayıldım.

Levent ve Öykü karakterlerindeyse, bir şeyler eksikti bence. Kitabın kısa olmasından kaynaklanıyor olabilir. Olay geçişlerini de hızlı buldum. Kurgu aslında uzun yazmaya çok müsaitti. 

Kitabın bütünündeyse yazarın gelişimini görüyoruz. Üslup, tarz kitabın sonlarına doğru oturmuştu iyice. Özellikle kitabın sonunda Hasan Bey'in yaptığı fedakarlık, çok güzeldi, bu sahneyi okurken fazlaca duygulandım. Anıllı sahneleri okurken kimi yerde kahkaha attım. Yazar bu anlamda duygu geçişleri yaşattı :)

Son olarak, kitapta yazım hataları yoğundu. Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek, kurgusu güzeldi, hızlı geçişler, betimleme eksikliği ve kitabın edisyonu benim puan kırma sebeplerim oldu. Yazarlık kariyerinde Aslı İpekli'ye başarılar diliyorum, okumak isteyenlere de keyifli okumalar diliyorum :)


Kitabın Yazarı: Aslı İpekli
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 288
Basım Yılı: 2017


Kitaba Puanım 3/5


12 Mayıs 2017

Sözleşme- Aslı İpekli- Kitap Tanıtımı






Merhaba, bugün gencecik bir yazar olan Aslı İpekli'nin kitabı Sözleşme 'yi tanıtacağım. Sözleşme, Şubat  2017'de Epsilon Yayınları etiketi ile okuruyla buluştu. 288 sayfa olan roman, dram ve aşk gibi temalardan oluşuyor. 

Arka Kapak Yazısı:

Öykü güçlükle yutkunup, "Beni sevemezsin," dedi fısıltıyla.
Sevmesine izin veremezdi.

Levent'in gülümsemesi solarken gerilen yüz ifadesine baktı. Küçük bir aşk oyunu hüsranla bitmeden bu sözleşmeye noktayı koymak zorundaydı. Levent'in iyiliği için ondan uzak durmalıydı.

Avuçlarının içindeki parmaklar ileri geri hareket ederken konsantre olmakta zorlanıyordu.

Boğazındaki yumruyu yuttu. Kuruyan dudaklarını ıslatırken, Levent'in söylediği cümleler kalbinin ortasında küçük bir yangın gibi büyüdü.

Eriyen, yavaş yavaş yok olan o oldu.


Kitabın Yazarı: Aslı İpekli
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Basım Yılı: 2017
Sayfa Sayısı: 288


6 Mayıs 2017

Ya Habibi- Elif Yağmur Urfalıoğlu- Kitap Yorumu




Turun son gününde, son yorum ile merhaba :) Bugün yorum sırası bende. Kitabın yazarı Elif Yağmur Urfalıoğlu ile tanışmış oldum Ya Habibi kitabı ile. Önce konusundan biraz bahsedip, daha sonra yorumuma geçeceğim.

Asya Akhan, İç mimar olmak isterken, babasının vefatı ile kendisini şirketlerinin başında bulur. Fakat şirket yönetimi hakkında bir fikri yoktur ve oldukça acemidir.

Amer Affan Al-Rajhi ise, 32 yaşında, Katarlı bir iş adamıdır. Oldukça işkolik, titiz ve inatçı olan Arap iş adamının yolu, Asya ile kesişir. Asya'da en az Amer kadar inatçı bir karaktere sahiptir.

Kitap, Ankara'da başlıyor. Tabii daha sonra Asya'nın Katar maceralarına da tanık oluyoruz. Asya'nın anlaşma yapmak üzere beklediği iş adamı Amer Affan çıkınca, ikilinin hayatının kökten değişmesi de söz konusu. Bir yanda iş, bir yanda aşk, e diğer yanda da iki karakterin inatçılığı varken, kazanan kim olacak dersiniz?

Kitabın çıkış noktası işte bu iş anlaşması. Sonrasında elbette kitap farklı konulardan yürüyor. Karakter anlamında baktığımızda, her iki karakteri de tam manasıyla çok sevemedim. Her ikisinde de beni iten bir şeyler vardı. Ama Asya'nın sakarlığı ve dik başlı oluşu, inadı ve sevimliliği okurken yüzümü güldürdü. Özellikle, Peri ve Aslı ile olan arkadaşlıklarını sevdim. Yazar, sadece aşk üzerine kitabını kurgulamamış, bu da bir artı nokta.

Kitaptan puan kırma sebebim, malesef kitabın düzeltisi çok hatalıydı Bu da okurken beni olumsuz anlamda etkiledi. Yeni baskıda tekrar gözden geçirilmesini diliyorum. Onun dışında kapağın sadeliği gayet hoştu. Ankara'dan Katar'a uzanan bu masalsı aşk hikayesini okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum, yazarımız Elif Yağmur'a da yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum.


Kitabın Yazarı: Elif Yağmur Urfalıoğlu
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı:496
Basım Yılı: 2017



Kitaba Puanım: 3/5














4 Mayıs 2017

Ya Habibi- Elif Yağmur Urfalıoğlu- Karakter Tanıtımı




Merhaba :) Yepyeni bir tur ile karşınızdayız! Eftalya Kitap sponsorluğunda sizlere de Ya Habibi hediye ediyoruz. Şansınızı denemek için Geveze Kalemler'in Facebook ve Instagram hesaplarını ziyaret edebilirsiniz. 

Bugün sizlere kitapta en çok gördüğümüz karakterleri tanıtmaya çalışacağım :)




ASYA AKHAN

    İç Mimar olmak isterken, babasının vefatı ile kendini Akhan Şirketi'nin en tepesinde bulan, genç, acemi, neşeli karakterimiz. Ankara'da yaşıyor. Sevecen olduğu kadar inatçı biri. Kuzeni Aslı, diğer kuzeni Ali ve Ali'nin eşi Peri ile sade bir hayat sürmekteyken, yolunun Amer ile kesişmesi ile hayatı tamamen yön değiştirecektir.




AMER AFFAN AL-RAJHİ

    Katar'lı, 32 yaşında, 4 dil bilen iş adamı. Hayatı dürüstlük ve güvene dayalı. Prensip sahibi, hayata karşı duruşu dik ve net. Son derece inatçı bir karakter. Tam bir işkolik. İstediğini mutlaka alan biri. Gözü kara. Asya'nın deyimiyle, "Çikolata Şelalesi"  Asya'nın hayatına girişi, Amer'i bambaşka bir insana dönüştürecektir.



ALİ

   Asya'nın büyük kuzeni. Peri ile evli.



ASLI

    Asya'nın kuzeni. Ali'nin kardeşi. Son derece muzip ve eğlenceli bir karakter. Asya'nın sırdaşı, dostu. Yengesi Peri ve Asya ile eğlenceli, samimi bir yaşamı var.






PERİ

   Ali'nin eşi. Yeşil gözleri ve sarı saçları ile dünyalar güzeli bir kız. Lakabı "Kısa Saçlı Rapunzel" uzun saçlarını omuz hizasında kestirmesinin dokunaklı bir nedeni var. İnatçı bir karakter. Ali'yi çok seviyor.  


9 Nisan 2017

Cezayir Menekşesi- Burcu Büyükyıldız- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:

Yalnızca Tutkunun Varlığına İnanan Karşı Konulmaz Bir Adam… Rüzgârına Kapıldığı Adamı Elde Etmeye Kararlı Büyüleyici Bir Kadın… Kar Tanelerinin Düştüğü Yerde Başlayan, Yakıcı Ve Kural Tanımayan Bir Aşk…

Kuzey Doğan, gri gözleri ve sert duruşuyla kadınları fethedip, mesleğinde fırtınalar estiren, hırslı ve korkusuz bir avukattı. Kalbini ısıtmayı hiç kimse başaramasa da, karanlık bir gecede gördüğü ışıltılı bakışlar soğuk duvarlarının ardında bir yangın başlatmıştı. Güzelliği ve zekâsıyla herkesi kendine hayran bırakan Selin Soydan, âşık olduğu adamı baştan çıkarabilmek için yaptığı planların işe yarayacağını sanıyordu. Derinlerinde ne sakladığını bilmediği bir buz dağına çarptığında, korumaya çalıştığı iradesi de paramparça olmuştu.Tutkunun ateşi ikisini de kavururken, Kuzey sahip olduğu kararlılığı ellerinde tutabilecek miydi? Tehlikelerle örülü geçmiş aralarına sızdığında, tutsak edilmiş duygular zincirlerinden kurtulup özgür kalabilecek miydi?


Kitap Yorumu:

Okuduğum üçüncü Burcu Büyükyıldız kitabı ile merhaba :) Cezayir Menekşesi; Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi'nin de yer aldığı Aşkın Renkleri serisinin üçüncü kitabı. Cezayir Menekşesi; adı,kapağı,cildi, bölüm başlarındaki görselleri ile göz dolduruyor. Önce size biraz konudan bahsetmek istiyorum, sonrasında da yorumuma geçeceğim :)

Güzel sarışınımız Selin, başarılı bir iç mimardır. En yakın arkadaşı Emoş'un çalıştığı şirketin yılbaşı partisine katılır Selin, Emoş ile birlikte. Ve bu partide gördüğü adama adeta vurulur. Bu adam, hiç kuşkusuz ders verdiği okulda kendisine "Buz Pelerin" lakabı takılan Kuzey Doğan'dan başkası değildir. Selin'in yeni yıl dileği ise tam olarak şudur:

...."Dört!"...Sırada kendisi vardı. İçi beklenti ve neşeyle dolarken gözlerini aniden araladı.
...."Üç!"....Biraz ileride duran kalabalık gruba baktı. Bakışlarının hedefini bulması çok vaktini almamıştı.
...."İki!"....Gece boyu izlemekten yorulmadığı adamın da gözleri onunkileri buldu. İstemsiz ve plansızca yapılmış bir hareketti bu.
...."Bir!"....Kulakları sağır eden sesi işitip, insanların sevinç çığlıkları etrafta yankılandığında dudaklarını ısırdı. "Aşk istiyorum," diye mırıldandı kendi kendine. "Ayaklarımı yerden kesip bana kendimi unutturacak, tutkulu, ateşi damarlarımda dolanacak bir aşk istiyorum."



Bu dilekten sonra, 
Kuzey'in yeni evi için bir mimar aranmaya başlanır. Peki bu görev kimin olacak? Tabii ki, biricik Emoş sayesinde Selin Soydan'ın :) Hikaye, ikilinin resmi şekilde tanışması ile devam ediyor ve bizi kendine çekiyor.

Daha önce de dediğim gibi, Aşkın Renkleri serisinin yayınlanmış ilk kitabı Çilek Mevsimi, ikinci kitabı Bir Günah Gibi, ve üçüncü kitabı Cezayir Menekşesi. Bu kitapta Kuzey Doğan ve Selin Soydan ikilisini okusak da, yine diğer karakterlerimiz de kitaptan bize selam veriyor.

Burcu Büyükyıldız'ın kitaplarında en sevdiğim şey, kalabalık aile-kuzen ortamı. Bu koca dünyayı okumak hoşuma gidiyor. Ve her kitapta, bazı karakterlerin kitaplarını daha da merak ediyorum. Hazar, Barut, Arhavili, ve minnoş Erim'i de okumak istiyorum :)

Cezayir Menekşesi'ne gelirsek; karların arasında doğan alev alev bir aşk hikayesi okuyoruz. Kolay bir aşk değil, Kuzey ve Selin'in aşkı. Uğruna epey mücadele verilen bir aşk hikayesi. Tutku öğesi yine ön planda. Aksiyon ve sırlarla örülmüş bu tutkulu aşk hikayesinde, karakterlerin duygu geçişlerinin başarıyla yansıtıldığını düşünüyorum. Yazarın kaleminin bu kitap ile daha kuvvetlendiğini düşünüyorum. Akıcı ve kendine bağlayan üslup, karakter ve duygu betimlemeleri ile kuvvetlendirilmiş.

Kitabın karlı mevsimde geçmesi ve kar küresi detayı, çok güzeldi. Çünkü oldum olası kar kürelerini çok sevmişimdir. Boşuna karların arasında alev alan bir aşk hikayesi demedim, kitabı okuduğunuzda beni anlayacaksınız :)

"Şu kar taneleri bile...dedi bakışlarını cama çevirirken. "Birbirlerine zarar vermeden yağıyorlar. Birbirlerini eritmeden. Yok etmeden. Bembeyaz, göz alıcı bir cennet yaratıyorlar."

"Biz...Savaşmaya ne zaman son vereceğiz? Ne zaman birbirimizi acıtmadan biz olmayı becerebileceğiz? Bunu bir gün gerçekten başarabilecek miyiz,Kuzey?"


Kitabın sonunda serinin dördüncü kitabı olan "Çifte Bela"dan ufacık bir kısım var, yeni kitap Lila ve Baran'ı konuk ediyor, en yakın zamanda okumak dileğiyle.

Kapağı, cildi, iç sayfa görselleri ile oldukça dikkat çeken, tutku dolu hikayesiyle Cezayir Menekşesi'ni okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.

Kitabın Yazarı: Burcu Büyükyıldız
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Seri Sıralaması: Aşkın Renkleri #3
Basım Yılı: 2017
Sayfa Sayısı: 528



Kitaba puanım 5/5





5 Nisan 2017

Cezayir Menekşesi- Burcu Büyükyıldız- Yazar Tanıtımı




Merhaba :) Bugün, yeni kitabı Cezayir Menekşesi ile turumuza konuk olan Burcu Büyükyıldız hakkında bilgi sahibi olmaya hazır mısınız? Bizler kitabı çok severek okuduk, sizlerin de severek okumanızı diliyoruz :) 





Burcu Büyükyıldız, 1987 yılında İstanbul’da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mezuniyetinden bu yana özel sektördeki profesyonel kariyerine devam etmekte olan genç yazar, 2011 yılında evlendi.
Eğitim hayatından beri kurgulamaya devam ettiği hikâyelerini ilk kâğıda döküşü ve sosyal medyada yayınlayışı 2012 yılında AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? adlı kitabıyla başlamıştır.



Yazarın basılı ve basılması planlanan eserleri;

SONSUZA KADAR SERİSİ

AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? (Sonsuza Kadar #1)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2012
Basım tarihi: Kasım 2015 (Ephesus Yayınları)

YALANCININ MUMU (Sonsuza Kadar #2)
2012 tarihinde başka bir isimle yazılıp tamamlandı ve sosyal medyada yayınlandı. İlerleyen dönemlerde düzenlemeleriyle basılması planlanıyor.

***

AŞKIN RENKLERİ SERİSİ

ÇİLEK MEVSİMİ (Aşkın Renkleri #1)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2013
Basım tarihi: Ağustos 2014 (Müptela Yayınları)
Basım Tarihi: Eylül 2016 (Ephesus Yayınları)

BİR GÜNAH GİBİ (Aşkın Renkleri #2)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2013
Basım tarihi: Nisan 2015 (Ephesus Yayınları)

CEZAYİR MENEKŞESİ (Aşkın Renkleri #3)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2014
Basım tarihi: Şubat 2017 (Ephesus Yayınları)

ÇİFTE BELA (Aşkın Renkleri #4)
2014 yılında tanıtımı yayınlandı, henüz yazım aşamasında.

PAPATYA FALI (Aşkın Renkleri #5)
2014 yılında tanıtımı yayınlandı, henüz yazım aşamasında.

OYUNBOZAN (Aşkın Renkleri #6)
Henüz yazım aşamasında.

***

KOR SERİSİ

ARHAVİLİ (Kor Serisi 1)
Bir Günah Gibi'den tanıdığımız Arhavili'nin hikâyesi. Henüz yazım aşamasında.

KUZGUN (Kor Serisi 2)
Çilek Mevsimi'nden tanıdığımız Kuzgun'un hikâyesi. 2016 yılında tanıtımı yayınlandı. Henüz yazım aşamasında.

BARUT (Kor Serisi 3)
Cezayir Menekşesi'nden tanıdığımız Barut'un hikâyesi. 2016 yılında tanıtımı yayınlandı. Henüz yazım aşamasında.

****
Yazarın GIYBET YUVASI isimli hikâyesi, Wattpad'de yayınlanmaya devam ediyor.
Ayrıca SONSUZA KADAR SERİSİ'nin AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? de dahil 9 hikayesinin tümü, 2012 yılında yazılıp sosyal medyada yayınlanmıştır.




Yazarımıza ulaşabileceğiniz sosyal medya hesapları:

Burcu Büyükyıldız Facebook
Burcu Büyükyıldız Romanları Facebook
Burcu Büyükyıldız Instagram
Burcu Büyükyıldız Romanları Instagram
Burcu Büyükyıldız Bookstagram
Burcu Büyükyıldız Wattpad


27 Mart 2017

Yarasa- Selvi Atıcı- Kitap Tanıtımı ve Çekiliş







Dün yorumunu paylaştığım "Yarasa"nın bugün kapak görseli ve tanıtımını paylaşacağım. Yarasa, Selvi Atıcı'nın; Kimliksiz, Pinokyo'nun Rüyası, Gitme, Kalbim Sende Kalmış, Sen adlı kitaplarının ardından basılan toplamda altıncı kitabı. Nice kitaplarını görmek dileğiyle <3


Çekilişe katılmak için Geveze Kalemler'in Geveze Kalemler Facebook ve Geveze Kalemler Instagram sayfalarına göz atabilirsiniz. Keyifli okumalar :)


Arka Kapak:

Kod adi: Yarasa.
Gizli görevlerin aranan ismi.
Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir işi kendine has yöntemleriyle halledebilir.
Onun için imkânsız diye bir şey yoktur.
Her işin altından kalkar.
Bir kere göründüğü yere bir daha gitmez. Gitmez. Gitmezdi…
Ta ki o gece tamamladığı gizli görevin ardından kafa dağıtmak için en sevdiği ritüeli gerçekleştirmek amacıyla o mekâna gidene kadar…
O mekâna gidip Mavi’yle karşılaşana kadar…

Mavi, bugüne kadar üstlendiği en zor görev olacaktı. Üstelik ilk defa, başarılı olacağı konusunda kendine duyduğu güveni, koyduğu yerde bulamıyordu.

Yarasa’nın mavi gecesi, siyah gecelerinden daha uzun olacak gibiydi…




Kitabın Yazarı: Selvi Atıcı
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 496
Basım Yılı: 2017


26 Mart 2017

Yarasa- Selvi Atıcı- Kitap Yorumu



Kitap Tanıtımı:

Kod adi: Yarasa.

Gizli görevlerin aranan ismi.
Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir işi kendine has yöntemleriyle halledebilir.
Onun için imkânsız diye bir şey yoktur.
Her işin altından kalkar.
Bir kere göründüğü yere bir daha gitmez. Gitmez. Gitmezdi…
Ta ki o gece tamamladığı gizli görevin ardından kafa dağıtmak için en sevdiği ritüeli gerçekleştirmek amacıyla o mekâna gidene kadar…
O mekâna gidip Mavi’yle karşılaşana kadar…

Mavi, bugüne kadar üstlendiği en zor görev olacaktı. Üstelik ilk defa, başarılı olacağı konusunda kendine duyduğu güveni, koyduğu yerde bulamıyordu.

Yarasa’nın mavi gecesi, siyah gecelerinden daha uzun olacak gibiydi…



Kitap Yorumu:

İlk kitabından beri ilgiyle takip ettiğim Selvi Atıcı'nın yeni kitabı "Yarasa" ile merhaba :) Bu kitap için çok heyecanlıydım çünkü hakkında hiç bilgi sahibi değildim elime aldığımda. Kitabı bir hafta önce bitirdim, içimde hala o heyecan var. Çünkü kitabı çok beğendim, okurken bir çok duyguyu yaşattı bana, beklentilerimi sonuna kadar karşıladı ve bana oldukça keyifli bir okuma süreci sundu. Aksiyon da içerdiği için elimden bırakamadım :)

Kısaca konudan bahsetmek gerekirse; Mavi, ortaokuldayken annesini kaybetmiş bir genç kızdır. Babası, eşinin ölümü sonrasında kendisini işine adar. Mavi ise, kendi halinde bir yaşam sürmektedir. Bir kulübün organizasyon işleriyle ilgilenmektedir.

Yarasa yani Uğur Karaca, özel eğitimlerden geçmiş bir gizli görev çalışanıdır. İkilinin yolları Mavi'nin işyerinde kesişir. Çok farklı bir tanışma yaşayan ikili için kader ağlarını örmeye başlar.

Kitap ile ilgili ne yazacağımı bilemiyorum, en iyisi en baştan başlayayım :) Bir kere öyle bir tanışma sahnesi yazmış ki yazar, Uğur'un Mavi için taktığı lakabı okuyunca kahkahalarıma engel olamadım :D

Uğur'un Mavi'nin hayatını defalarca kurtarması detayını da çok sevdim <3

Konudan bahsederken söylediğim üzere Yarasa, bir özel görev personeli. Zaman zaman kendisine görevler veriliyor ve Uğur bu görevleri ustalıkla yerine getiriyor. En son üstlendiği görevin, hayatını değiştireceğini tahmin edemedi kendisi. Sadece ona söyleneni yaptı. Bu noktada kurgu bu görev üzerine kurulu esasen. Okudukça sorgulayacak, Yarasa'ya hak vermeye çalışacaksınız. (İkilemde kalmanız da olası.Çünkü hem Uğur hem Mavi kendince haklı)

Selvi Atıcı öyle güzel karakterler kurgulamış ki, Mavi'nin gelgitleri, aşkı, nefreti, özlemi; Yarasa'nın sabrı, pişmanlığı,aşkı; Eyüp-Levent ikilisinin dostluğu, yardımseverliği, şirinlikleri çok güzel işlenmişti. Eyüp ve Levent eğlenceli tipler olsalar da, Uğur ile olan mazilerini okurken üzüldüğümü belirtmeliyim. Yine Uğur'un "Yarasa" lakabının hikayesini okurken, Mavi'nin gençlik zamanlarındaki kızsal sorunlarını okurken üzülmemek elde değil.

Bunun yanında kitapta ağzımı açık bırakan ve hayır, lütfen anlaşmayın şeklinde tepki verdiğim bir Yarasa-Mavi anlaşması var ki... Kitabı okuyunca Mavi'ye de Uğur'a da hak verdim kendimce. Mavi'nin bitmeyen nefreti, Uğur'un bitmeyen aşkı arasındaki savaşın galibi kim olacak, okuyup sizler görün.

Kitapta geçen yerleri yazar öyle güzel anlatmış ki, gözümün önünde canlandı yemyeşil, sisli güzel Karadeniz. Hele kitabın sonunda bu mekanlarla ilgili yazarın notunu okuduğumda, yüzümde bir gülümseme oluştu, teşekkürler Selvi Atıcı.

Yazarı daha önceden takip ediyorsanız, zaten Yarasa'yı okuyacaksınızdır. İlk defa Selvi Atıcı okuyacaksanız, gönül rahatlığı ile tavsiye ederim kitaplarını.

Son sözüm de, sevgili yazarımıza. Her yeni kitabınız ile çıtayı arttırarak ilerliyorsunuz, bir okurunuz olarak gurur duyuyorum, yeni kitaplarınızı arayı fazla açmadan okumak istiyorum, "Eşsizsin" Selvi Atıcı <3  Güzel seven adamlar yazmaya devam etmeniz dileğiyle :)



Kitabın Yazarı: Selvi Atıcı
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 496
Basım Yılı: 2017


Kitaba Puanım 5/5 (Boool yıldızlı)


23 Şubat 2017

Kum Taneleri- Berna Aslıhan- Kitap Tanıtımı, Kitap Yorumu ve Çekiliş



Tur Takvimi ve Çekiliş:

23-28 ŞUBAT BERNA ASLIHAN KUM TANELERİ TUR TAKVİMİ

1. Gün:
Yorum || Kitap Meltemi

2. Gün:
Yazar Tanıtımı || Mor Düşler Kitaplığı
Yorum || Son Sayfası "Hayat"

3. Gün
Kitap Tanıtımı & Seri Bilgisi || Son Sayfası "Hayat"
Yorum || Gonca'nın Dünyasından

4. Gün:
Karakter Tanıtımı || Rabi'ninGüncesi
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı

5. Gün:
Müzik Listesi || Gonca'nın Dünyasından
Yorum || Rebellengels Read

6. Gün:
Alıntılar || Rebellengels Read
Yorum || Rabi'nin Güncesi



Kum Taneleri çekilişlerine katılmak için: Instagram Çekilişi  Facebook Çekilişi


Kitap Tanıtımı:

Bütün dünya yok olsun, sadece biz kalalım istiyorum.

"İsminin anlamını biliyorsun değil mi?"
Kız sessiz kalmayı tercih ederken başını usulca olumlu yönde salladı. "Azra..." dedi ismini tekrarlayarak. "

Ayak değmemiş kum demek."
"Çok doğru." dedi genç adam Azra'yı sarhoş edebilecek kadar harika gülümsemesiyle cevap verirken. Azra onu belki de ilk defa bu kadar içten gülümserken görmüştü. Genç adam derin bir nefes aldı ve kızın deniz mavisi gözlerine bakarak tekrar konuşmaya başladı. "Ben o ayak değmeyen kumda kendimi kaybetmek üzereyim Azra."

Azra duydukları karşısında şaşırmış bir ifadeyle bakıyordu adama. "Ama Arat-" Arat işaret parmağını kızın dudaklarına bastırıp onu susturdu. "Hiçbir şey söyleme, sadece seni sevmeme izin ver."


Kitap Yorumu:

Merhaba :) Kum Taneleri'ni, Gevezeler ile birlikte okuduk ve benim için çok keyifli bir okuma süreci oldu. Aynı anda aynı kitabı okuyup, kitap hakkında konuşmak çok keyifli :) Önce biraz konudan bahsedip, daha sonra yorumuma geçeceğim.

Azra, anne ve babasını bir kazada kaybeden, hukuk fakültesi öğrencisi, 20 yaşında bir genç kızdır. Ailesini kaybettiği için çok üzgün olsa da, onu çok seven ve teselli eden insanlar vardır çevresinde: Arat,Buğra,Barış ve Umut. Ve en yakın arkadaşı Esra'yı unutmayalım.

Azra için hayat görünürde normal bir şekilde akarken, esasen durum tam tersidir. Azra için bazı tehlikeli durumlar sözkonusudur. Azra'yı korumak için Arat'ın bir fikri vardır ve Azra hariç herkes bu fikri desteklemektedir!

Arat'ın bu fikri gerçekleştikten sonra, Azra için adeta sırları öğrenme süreci başlar. Her öğrendiği sır ile kendini bir ateş çemberinde bulan Azra ve yakın çevresi için adeta bir hayat mücadelesi başlar.

Yorumuma gelecek olursak; öncelikle bu roman vıcık vıcık bir aşk romanı değil. Aksiyon,gerilim ve aşk temasını bir arkadaş grubu üzerinden anlatmış bize yazar. Kitabın gerçekten son derece akıcı bir dili var. Kitapta kalabalık bir grup olduğu için, okurken keyifli hale geliyor bence. Geçmiş sahnelerini okumak da benim açımdan çok güzeldi. Gizemleri ortaya çıkaran da bu sahnelerdi o yüzden sevdim.

Azra-Arat'tan ziyade ben Esra-Buğra'yı daha çok sevdim. Bu çifti daha çok okumayı isterdim mesela, çünkü çok tatlılardı :)

Eleştiri olarak ise şunları söylemek istiyorum; kitapta çok fazla olay oluyor ve çok çabuk geçiyor diğer olaya, yani geçişleri biraz hızlı buldum. Bir diğer nokta ise, karakter betimlemelerini az buldum, Azra ve Arat hariç kahramanlar gözümün önünde canlanmadı.

Yazarın basılı ilk kitabı olan Kum Taneleri, Aşkın Sen Hali serisinin ilk kitabı.Kitabın sonunda serinin devam kitabından küçük bir metin eklenmiş.İkinci kitapta, bu kitapta da yer alan fakat fazla göremediğimiz Umut ve Barış'ı okuyacağız.

 Berna Aslıhan'a yazarlık kariyerinde başarılar diliyorum. Kitabı okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.


Kitabın Adı: Kum Taneleri (Aşkın Sen Hali-1)
Yazarı: Berna Aslıhan
Yayınevi: Mendirek Yayınevi
Basım Yılı: 2016
Sayfa Sayısı: 544


Kitaba puanım 3.5-4 arası /5


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...